-- Reklam Alanı 9 --

AVUKATLIK MESLEĞİNDE 50.YIL

İlçemizde mesleğini ilk günkü gibi aynı titizlikle devam ettiren Avukat Mehmet Ali Önder’in mesleki bilgi ve birikimlerini dinledik.

11:14:50 | 2020-10-07
-- Adversting 5 --

“İpsala Sarıcaali köyünde ilkokulumu bitirdim. 1950’li yıllarda İpsala Ortaokulundan 27 öğrenci mezun olduk ve ortaokulun ilk mezunlarıyız. Bir gün hocalarımız mezun olan öğrencileri yanına çağırıp şunları söyledi.  “çocuklar okumaya gitmeyin bu kültürle bizler size bir şey veremedik “ bizler çocuk aklı ile derslerden kaytarırdık gider taş taşırdık. Edirne lisesine gittim gittim ama çok zorlandım çünkü hocalarımızın dediği doğru temel yoktu. Çok şükür Edirne lisesini o senelerden gidip bitiren tek bendim. Okul derecelerim iyiydi ilkokul, lise…

İstanbul Hukuk Fakültesini İyi derecede bitirdim. Fakat çok çalıştım onun sonucunda bu başarıyı elde ettim. Sonralarda İpsala’ya döndüm ama İpsala kendi evladına düşman bir toplum. Burada savaş verdim ayakta durabilmek için tabi ayakta durabilmemin ailemin ve iktisadi şartlarımın da etkisi vardır. Eşimle özellikle bayramlarda köye gitmeye özen gösterirdim. Köyümüzün çocuklarına hediye, çikolata, bayram harçlığı verirdik. Her bayram köy çocukları ile bize güzel olurdu.

Hâkimlik için gittiğimde eşimle tanıştık ve karar verip hakimliği bırakıp İpsala’ya dönmeye karar verdik. Rahmetli eşim avukat Şükran Önder Edirneliydi. İpsala’ya alışması zor oldu ama üstesinden geldik.”

“Vatandaşlarımla kırgınlıklar yaşamamak için siyasetten uzaklaştım”

Siyasette aktif olduğum dönemlerde iki dönem meclis üyeliği ve parti yönetiminde bulundum. Erdal Kalkan gibi dönemin iyi bir siyasetçisini yetiştirdim. Başarısını hiç kıskanmadım aksine gurur duydum. İlk meclis üyeliğimi yaptığım dönem içinde muhalefet olan Adalet Partisi meclis üyesini haksız yere meclisten atılmasını önledim o zamanlar siyaset daha etikti. Meclis üyeliğini yaparken halkla sohbete çıktık. Kapucu mahallesinde tokalaşacakken bir vatandaş elimi itti. Kendisinin meclis toplantısında gündeme gelen bir şeyine olmaz reyini vermişim bunun için vatandaşlarımla böyle kırgınlıklar yaşamamak için siyasetten uzaklaştım.

“Köyüme ne kadar hizmet etsem azdır”

Köyüme desteklerim oldu. Sarıcaali’de kooperatif kurup ona hizmet ettim Çocukları yetiştirmek için uğraştım. Vali Hüseyin Öğütçen ile işbirliği yaptım. Köyde Öğütçen’in temsilcisi oldum. Vali Öğütçen köye gelirdi köy halkı oturur İzmir’den getirdiği çiçekleri kendisi arabasından indirip taşırdı.

“İki kız evladım var”

Eğitimin önemi için Dedeağaçta yaşadığı olayı şöyle dile getirdi. “Bir gün Yunanistan Dedeağaç’a bir mahkemeye gittim. İçeri girdim. Nerden geliyorsunuz dediler İpsala’dan dedim kaç dil bildiğimi sorunca çok utandım. O zaman dedim ki kendi kendime ne olursa olsun ceketimi satarım kızlarımı okutup dil öğrenmeleri için çabalarım dedim ve bunun için ciddi mücadele vererek kızımın biri eczacılık fakültesi diğer kızım ise işletme fakültesi okuyarak büyük bir firmanın pazarlama müdürlüğünü yaptı emekli oldu. Ayrıca torunum benim gibi hukukçu olacak kendisi Londra Hukuk fakültesinde okuyor “ dedi.

“İpsala’daki eski ve yeni mesleklerde ki gençler bizden bir şey öğrenmek istemiyor”

Buna örnek olarak Sarıcaali’li rahmetli Valimiz Hüseyin Öğütçen’in hayatından bir örnekle anlatayım. Buradan Anadolu’ya tayin gittiğinde de iletişimi kesmedik görüşüp konuşurduk. Konuştuğumuz zaman sordum kendisine Anadolu’da nasıl faydalı olabildin mi? Aldığım cevap şu oldu hayır olamadım halk istemeyince bir şey vermek çok zor burası İpsala, Antalya vesaire gibi değil.

Hakkâri’ye tayin gittiğinde Başbakan’a telefon edip beni buradan daha tayin etmeyin ki eserlerimi tamamlayım düşünün herkesin kaçmak istediği yer Hakkâri’den bahsediyoruz. Memleketini seven insanların azaldığını görmek beni üzüyor.

“İpsala Yüksekokulu’na 700 kitap bağışladım”

“Gelecek nesillerin bu kitaplardan faydalanarak bana daha çok mutluluk vereceğini düşünerek öğrencilik yıllarımdan beri topladığım kitaplarımı bağışladım. Yüksekokulda bulunan 4te3’ü benim bağışımdır. Bunların 170’i ansiklopedi, 401 tanesi roman, 111 tanesi ders kitabı,4 tanesi masal, 11 tanesi şiir, 1 tanesi hikâye ve 2 tanesi sözlüktü.”

“Elimden geldiğince destek olmaya çalışırım”

“Genç Meslektaşlarımın soracakları varsa buyursunlar sorsunlar meslekte 50. Yılım bilgi ve birikimimle her zaman destek olurum.

Yanımda yetişen stajyerim vardı Barış Ateş. Edirne Barosu sayılı avukatlarındandır benden bir şey almak öğrenmek isteyen o ışığı gözlerinde bana gösteren Barış idi.”

Mesleğinde ilk günkü titizlikle çalışan ve mesleğinde kıdemli Mehmet Ali Önder abimize bizlerle yaptığı röportaj için teşekkür ederiz.

(Tuğçe Özden)

 




ETİKET :  

Tümü