-- Reklam Alanı 9 --

-- Reklam Alanı 10 --

BİLGİ YARIŞMASI

ATATÜRK’ÜN GENÇ KALEMLERİ

14:47:00 | 2019-06-19
-- Adversting 5 --

BİLGİ YARIŞMASI

05.07.2017 (Cuma)

Mustafa çok heyecanlıydı. Çünkü bugün bilgi yarışması vardı. Hemen kalkıp yüzünü yıkadı ve üstünü değiştirdi. Daha sonra okula doğru yol aldı. İrem, Yusuf ve Fatma’yla birlikte gideceklerdi yarışmaya. Selamlaştıktan sonra heyecanlarını yenmek için ayaküstü sohbete koyuldular. Onlar konuşmaya devam ederken Ali Öğretmen “Haydi çocuklar, gidiyoruz” dedi. İpsala Lisesi öğrencileri ve Ali Öğretmen yarışmanın yapılacağı konferans salonuna gelmişlerdi. Rakip lisenin öğrencileri de onlardan erken gelerek yerlerini almışlardı.

Bir süre sonra sunucu yarışmanın birazdan başlayacağını ve yarışmacıların hazır olmaları gerektiğini duyurdu. İlk soru bizimdi.”1 mil kaç metredir? diye sorulmuştu. Yusuf hemen “1 mil 1609 metredir” diyerek cevaplayıp 20 puan almıştı. Yıllardır hazırlanmışlardı ve gelen soruları birer birer cevaplıyorlardı. Müsabakanın sonunda rakip takımın öğrencileri 130 puanla kaybetmişlerdi. Yarışmadan çıkarken iki okulun öğrencileri de birbirlerini tebrik edip ayrılmışlardı.

İpsala Lisesi’nin Müdürü Kemal Bey okuluna gurur kazandıran bu öğrencileri odasına çağırmıştı. Kemal Müdür:

-Çocuklar öncelikle sizi bu başarınızdan dolayı tebrik ederim. Başarılarınız elbette karşılıksız kalmayacak. Bizlere bu güzel gururu yaşattığınız için İpsala Milli Eğitim Müdürümüz Salih Mehmet öğretmenimiz sizleri Edirne’ye, özel bir geziye göndermek istiyor. Siz de isterseniz tabii.

Öğrenciler ailelerine sormak istediklerini belirtmişti. Bir an önce eve gitmek için can atıyorlardı çünkü bu özel gezi onları heyecanlandırmıştı

09.07.2017(Salı)

Mustafa, Fatma, Yusuf ve İrem sabah erken kalkıp son kontrollerini yapıp okullarının bahçesinde toplandılar. Kemal Öğretmen de onlarla gidecekti. Bir süre bekledikten sonra onlar için özel bir araç geldi.

Kısa süren bu yolculuğun ardından Edirne’ye gelmişlerdi. Daha önce birçok kez gelmişlerdi ama böyle özel araçlarla ve özel bir rehberle ilk defa keşfedeceklerdi bu tarih kokan şehri. İlk durak Selimiye Camii’ydi elbette. İçeri girdiklerinde rehberin anlatımıyla bir başka incelediler duvarları, işlemeleri, dokuları, şekilleri ve camları. Büyülenmiş gibiydiler. Rehber öyle güzel anlatıyordu ki sanki bir yerlerden Koca Sinan çıkıp gelecek gibi hissediyorlardı. Bu büyülü yolculuk kapalı çarşıyla devam etti. İkinci adresleri Sultan Beyazıt Külliyesi’ydi. Bütün çocuklar hayran hayran bakıyorlardı. Çünkü kıyafetler, canlandırmalar öylesine etkileyiciydi ki. Fatma ‘’Burası fazla gerçekçi’’ diyerek şaşkınlığını belli ediyordu. Rehber bu büyülü yerin tarihini anlatmaya başladı.

‘’Bu müze Edirne’de II. Beyazıt Külliyesi’nin Darüşşifa ve Tıp Medresesi yapıları içinde hizmet veren bölümü-dür.’’ diyerek öğrencilere incelemeleri için zaman tanıdı. Daha sonra İlk bölümde hastaların tedavi yöntemleri, o dönemde kullanılan tıbbi eşyalar ve bitkileri tanıttı. Darüşşifanın içerisinde ise çeşmeler ve müzik grubunun olduğu bölüme gelerek onları bu arındırıcı müzikle baş başa bıraktı. Bir süre sonra diğer bölüme geçtiler. Bu bölümde ise tıp öğrencilerinin odaları, derslikleri, ders işleyiş biçimleri sergileniyordu. O dönemde bile tıp konusunda bu kadar ilerlemiş olmamız çocukları hayli gururlandırmıştı. Müze ziyaretinden sonra Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin gerçekleştirildiği alana doğru yol aldılar. Bu bölge Saray içi olarak geçiyordu. Rehber Edirne Sarayı’nın eskiden bu bölgede yer aldığını ancak günümüze saraydan geriye sadece Adalet Kasrı’nın kaldığını söyledi. Adalet Kasrı Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yaptırıldığını, Kanuni’nin kanunlarını burada yazdığı söylentilerinin bulunduğunu ilave etti. Bu gezinti onları acıktırmıştı. Edirne’de olup da tava ciğer yememek olmaz diye düşünüp doğru ciğercinin yolu-nu tuttular. Edirne Tava ciğer normalde ciğer sevmeyen ve yemeyen birinin bile rahatlıkla yiyebileceği lezzetli bir yemekti. Yanında getirdikleri kuru biber çok lezzetliydi. Hava kararmaya başlamıştı. Kemal Öğretmen “Bu-günlük bu kadar yeter çocuklar nasıl olsa siz daha çok ödüller alırsınız.” der demez hep birlikte gülüştüler. Elbette daha çok çalışacak, daha çok ödüller alacaklardı. HAYRUNİSA TAŞ 7/C

 

-- Adversting 6 --


ETİKET :  

Tümü