-- Reklam Alanı 9 --

-- Reklam Alanı 10 --



GÜRŞELERİN PERDE ARKASI

16:49:27 | 2018-09-03
Cemile Liman
Cemile Liman      cemileliman@yenigazeteipsala.com

Bu yıl 19. ‘su düzenlen İpsala Çeltik Festivali ve Tarım Fuarında Kel Aliço Pehlivanı Anma Yağlı Güreşlerinin Başpehlivanı bir önceki yılın baş pehlivanı olan sarı fırtına lakaplı İsmail Balaban oldu.

 

Güreşlere katılanlar mutlaka hatırlayacaklardır. Ya da Balaban kardeşleri tanıyanlar bilirler. önceki yılın ve bu yılın Başpehlivanlık unvanını alan İsmail Balaban’ın ikizi Turan Balaban.

 

Cazgır’ında her seferine güreş öncesinde sunum yaparken tanıtımında yer aldığı gibi “iki dakika sonra doğdu oda kardeşi gibi sarı fırtına lakabını hak etme yolunda önemli bir sporcu ve başarılı bir güreşçi”  Balaban kardeşlerle kısa da olsa sohbet etme şansım oldu.

 

2006 yılından bu yana güreşin içinde olan Balaban kardeşler, köylerinde güreş yapanlara özendiklerini ve köylülerin sizin fiziğiniz iyi güreş yapın teşvikiyle ve kendi yorumları olan tesadüf olarak güreşe başladıklarını söylüyorlar. Antalyalı olan Balaban kardeşlerin bazen karşı karşıya geldikleri oluyormuş. Turan’a soruyorum; ‘kim yeniyor?’ Gülümseyerek cevap veriyor ve ikizini göstererek ‘ genel de o ‘ diyor. Tüm aile gülümsüyor.

 

Biraz çevreyi gezeyim keşif yapayım dedim, sarı bir çadır gördüm. Hanımlar burada meyve soyuyorlar. Güreşe katılan konuklara çay demliyorlar, çerez ikram ediyorlar. Pilav dağıtımı yapılıyor. Merak ettim ne kadar meyve soydunuz diye soruyorum? 120 kg meyve soymuşlar ve doğramışlar 40kg çerez paketlemişler. Ve hepsini de severek yapmış. Yüzlerinden gülücük eksik olmuyor.

Emine Kızıltan, Fatma Koru, Saadet Ersan, Şükran Çoban, kendisi minik fakat yardımları büyük Melih Gündüz ve ismini vermek istemeyen birkaç gizli kamera arkası kahraman daha…

 

Bizler keyifle güreşleri izlerken ve afiyetle ayağımıza gelen ikramları yerken aslında işin perde arkasında büyük emeklerin olduğunu gördüm.

 

Evet, güreşlere kolay hazırlanılmıyor herkes fakındadır mutlaka bunların, ama bir pencere açılıp oradan bakıldığında daha bir anlaşılıyor ne kadar emek verildiği…

 

Mesela yağlı güreşler ismini taşıyan ve asıl as olan bu güreşlerin yağını kim döküyor bu pehlivanlara?

 

İpsala Aliçopehlivan köyünden Mustafa Orhan 20 yıldır bu işin içindeyim diyor. Sedat Çelik ise 30 yıldır Kırkpınar’da güreştiğini ve Baş altına güreşi bıraktığını söylüyor. 10 yıldır da pehlivanlara yağ döküyormuş.

 

Ne kadar yağ kullanıldı peki bu güreşlerde diye soruyorum; yaklaşık 300lt yağ gitmiş.. bir pehlivan geliyor diğeri gidiyor. Güneşin yakıcı sıcağında yağın kokusu birleşmiş. Anlıyorum ki bir kez daha kolay gözüken ama kolay olan bir iş daha yok bu dünya’da.

 

Sizleri çok fazla sıkmadan öncelikle bu kadar ağır ve yoğun tempoda çalışan İpsala Ticaret Borsası çalışanlarından Ahmet ve Atılım’a takılıyor gözlerim. Pehlivanlara pirinç yetiştirmeye çalışıyorlar. Sonra o kadar işinin için de basın mensuplarını unutmayan Cüneyt Altınbaş…

 

Bizlere gösterdiğiniz ilgi için teşekkürler. Her daim yanımızda oluyorsunuz. İpsala Ticaret Borsası Başkanımız ve Güreş Ağamız İbrahim Girgin, biliyorsunuz güreşler daha önce Aliçopehlivan köyünde gerçekleşiyordu. Sonra belediye ve festival bünyesine alındı.

 

Ama İbrahim başkanım elini ayağını çekmemiş. Büyük emekler sarf ediyorlar. İbrahim başkanıma da basına verdiği değerden dolayı teşekkür etmek isterim. Elbet festivalin asıl sahibi ve güreşlerin ev sahibi İpsala Belediyesinden ve belediye başkanımızdan da bahsetmek isterim. Fakat bugünlük bu kadar yazı yeter bundan sonraki yazımda festival yorumlarımı sizlere aktarmak isterim. Şimdilik esen kalın…

                             Saygı ve sevgilerimle

Cemile LİMAN

 

-- Adversting 6 --


ETİKET :  değerlendirme

Tümü