-- Reklam Alanı 9 --

-- Reklam Alanı 10 --



ÇOCUKLARIMIZI İSTİSMAR ETMEYİN

Eğitim Sen Edirne Şube Yürütme Kurulu Adına açıklama yapan Şube Başkanı Ayhan Fırtına “Erken çocukluk döneminde eğitimin dinselleştirilme dayatması çocuk istismarıdır.” Dedi.

14:11:41 | 2018-11-07
-- Adversting 5 --

Tüm eğitsel etkinliklerin, çocukların bedensel zihinsel ve duygusal gelişimlerini sağlayacak düzey ve içerikte olması gerektiğini vurgulayan Fırtına, Mili Eğitim Bakanlığını; asli görevi olan demokratik, laik, bilimsel eğitimin gereklerini yerine getirmeye, gerici kurumlarla yaptığı protokolleri iptal etmeye çağırdıklarını kaydederek yaptığı açıklamada şunları söyledi;

“ Çocuk eğitiminde temel referans çocuğun üstün yararıdır.   Çocuk gelişimiyle ilgili literatürde genel kabul gören anlayış, çocuğun soyut düşünme evresine geçişinin ergenlik dönemi ile başladığı tespitidir. Ergenlik öncesi çocuk, soyut kavramları anlamlandıramaz. Dini ögeler diye tanımlanan cihat, şehitlik, günah, sevap  gibi kavramların çocuk dünyasında karşılığı yoktur. Çocuk zaman ve mekanda somut düşünür, geçmiş ve gelecek, bu dünya öte dünya gibi kavramları kavrayamaz. Okulöncesi çocukların eğitiminde oyun temelli, somut yaşantılara dayanan eğitim etkinlikleri verimli sonuçlar üretir, ötesi çocuğun zihinsel duygusal  ve sosyal gelişimine zarar verir.

Ülkemizinde imzaladığı Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi madde 29'da çocuk eğitiminin amaçları;

- Çocuğun kişiliğinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesi,

-İnsan haklarına ve temel özgürlüklere saygısının geliştirilmesi,

-Doğal çevreye saygısının geliştirilmesi şeklinde belirlenmiştir.

30 Ekim 2018 tarihinde UNICEF'in yayınladığı, ‘’adil olmayan bir başlangıç’’ adlı ‘’eğitim eşitsizliği’’ konulu raporda, Türkiye okul öncesi eğitimde 41 ülke arasında son sırada yer aldı. Ülkemizde her üç çocuktan biri okul öncesi eğitime erişememektedir.

Bu nedenlerle okulöncesi eğitimi ile ilgili öncelikle, her mahallede yeterli sayıda kreşin açılması, yeterli öğretmen ve yardımcı personelin atanması,  kaynak-donanım eksikliklerinin giderilmesi gerekirken,  Milli Eğitim Bakanlığının dini eğitimi okul öncesi çocuklarına kadar yaygınlaştırması kabul edilemez.

Kültürel hegemonya kuramamaktan yakınan siyasal iktidar, çözümü tüm toplumun muhafazakârlaştırılmasında görüyor ve bunun için erken çocukluk döneminden başlayarak tüm eğitim kademelerinde dini içerikli bir eğitimi önümüze koyuyor.

AKP iktidarı dindar-kindar nesil yetiştirme projesinde ısrar etmektedir.  Milli Eğitim Bakanlığı gerici cemaat, vakıf, dernek ve diyanet teşkilatları ile yapılan protokollerle, tek tip insan yetiştirme gayretlerine devam etmektedirler. Mili Eğitim Bakanlığını asli görevi olan demokratik, laik, bilimsel eğitimin gereklerini yerine getirmeye, gerici kurumlarla yaptığı protokolleri iptal etmeye çağırıyoruz.

Eğitim Sen olarak sürecin takipçisiyiz, tüm eğitim çalışanları ve velilerimizle birlikte çocuklarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.”

 

-- Adversting 6 --


ETİKET :  Gündem

Tümü